20/2/2008 · Kategori: KÜLTÜREL
Sevgililer Günü hakkında rivâyet muhteliftir. Bir-iki açıkgözün rafın dibinde kalan mamülatı pazarlama vesilesi olmasının yanında, sevgililer günü adındaki bu pazarlama yönteminin önemsenmesi gereken bir perde arkası vardır.
Olay şöyledir; St. Valentin Aşıklar ve Maşuklar Günü, İsa’dan önce Roma’da kutlanan, “Kurt Bayramı’ndan” kaynaklanmaktadır. Kurt Bayramı çobanların tanrısı “Faurus Lupercus’un” şenliğidir. İddiaya göre, o dönemde her 15 Şubat'ta genç Romalılar, içinde Faurus Lupercus’un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanırlarmış. Ortada bir küp dururmuş. O küpün içinde kız adları yazılı minik kağıtlar varmış. Delikanlılardan biri, rastgele bir kızın adını çekermiş. Bu yöntemle kurulan özel çift ve çiftler, ertesi yılki 15 Şubat çekilişine dek, akıllarından geçen her dürtü ve fantezilerin tatbikinde serbest bırakılırmış. Bir bakıma “kurt kanunu”, düşeni ısırırlar. Gençlik ne yapsın, o zaman televizyon yok ki, yarışması yapılsın.
Yine aynı iddialara göre Romalılar bu işi İ.S. 500'lü yıllara kadar sürdürmüş. Ama fevkalade dinsel ve cinsel şenlik,
Hristiyanları canından bezdirmiş. Hristiyanların neden canından bezdiği kitaplarda yazmıyor. Muhtemelen ya onlara isim
çektirmiyorlardı veya onların ismi çekilmiyordu.
Nihayetinde Roma Kilisesi sorumluları aramış ve Roma İmparatoru II. Claudius döneminde papaz Valentin bu durumun suçlusu seçilmiş. İhtimaldir papaz efendi gizli gizli lotaryaya iştirak etmiş.
Kitaplara göre Valentin İmparator Cladius Gothicus'un gazabından Hristiyanları kurtarmış, ama kendisini feda etmiş. Madem
Hristiyanlar çekilişlere katılmamış imparator niye kızmış, o belli değil. Olabilir ki, Hristiyanlar çekilişe iştirak etmek istememiş.
Bir görüşe göre de Valentin Efendi –mekanı cennet olsun- lotarya neticeleri ilan edilince, soluğu orada alır çiftlerin nikâhını
kıyarmış. Ben de ilk okuyunca “yahu hani bu işi yapanlar putperest Romalı münafıklardı” dedim, işin içinden çıkamadım. Ya Valetin –nurlara gark olsun- mundar olmasınlar diye kilise nikahı dümeniyle bunları devşiriyordu veya tuhaf bir tarikat kurmuştu. Valetin’in lüzumundan daha meşhur olduğunu düşünenler olabilir, ama inanın aynı herzeyi bugün yese yine meşhur olurdu.
Aradan uzun bir zaman geçtikten sonra Vatikan, rahmetli misyoner Valentin'e "aziz” unvanı vermiş. Neden vermiş, o da belli değil. Besbelli Roma bu işe kafa yormuş. Valentin –Allah taksiratını affetsin- ya Romalıları lotaryaya iştirakten kurtardığı için ya da lotaryaya iştirak ettirdiği için kutsanmış. Denebilir ki, o zaman Vatikan’ın uğraşması gereken, Türkiye’nin AB üyeliğinden daha ciddi işleri varmış.
Müteveffa Aziz Valentin –toprağı bol olsun- 14 Şubat 273 miladide öldüğü için 14 Şubat Dünya Aşıklar ve Maşuklar Günü olmuş. Ama kimin bu pazarlama dehasına sahip olduğu ise belli değil. İşin arkasında çiçekçiler ve zücaciyeciler olabilir. Belki de bu işin kurnazları renk körüydü, her şeyin yeşil olmasını istiyorlardı, bilmiyoruz ki!
Aşıklar ve Maşuklar Günü ilk defa ABD’de ekonominin tıkandığı 1929 bunalımı sürecinde kutlanmaya başladı. İşin içine aziz, papaz filan girince de ortalama bir Amerikalı için de cazip oldu. Haliyle bizim için de çok cazip. Hatta Stratejik Ekonomik
ŞİMDİ BUNLARA OKUDUKTAN SONRA SÖYLE Bİ EMPATİ YAPALIM SEVGİLİLER GÜNÜ VE BİR MÜSLÜMANIN SEVGİLİLER GÜNÜNÜ KUTLAMASI BENİM BİR YORUMUM YOK SİZİN VARMI?
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır